Düzenli Prim

Ev Kirasını Düşürme Yöntemleri: Pratik İpuçları

Kirayı yıllarca "değişmeyen bir gider" olarak gördüm. Her ayın başında hesaptan çıkıyordu, ben de bütçe tablomda o satırın üstünü çizip geçiyordum. Sonra bir gün oturup son on iki ayın banka hareketlerini kalem kalem ayırdım ve şunu fark ettim: kirayı ödediğim tutar, barınmak için harcadığım paranın sadece bir kısmıydı. Aidat, elektrik, doğalgaz, su, internet, küçük tamiratlar derken ortaya çıkan rakam, sözleşmede yazan sayının bayağı üzerindeydi.

O günden sonra kira masrafı azaltma meselesine bakışım değişti. Ev sahibimi arayıp "indirim yapar mısın" demedim, taşınma masrafına da girmedim. Sadece aynı evde, aynı sözleşmeyle, kontrolü bende olan kalemleri tek tek elden geçirdim. Yeni başlayan biri için en güzel tarafı da bu: hiçbiri pazarlık cesareti ya da büyük bir birikim gerektirmiyor.

Önce Kirayı Değil, Toplam Barınma Maliyetini Ölçtüm

Bir gideri düşürmenin ilk şartı onu doğru görmek. Ben yıllarca yanlış rakama bakıyordum, dolayısıyla yanlış yerde tasarruf arıyordum.

Bütün kalemleri tek bir tabloya döktüm

Elime bir kağıt aldım ve eve dair her ödemeyi yazdım. Şöyle bir tablo çıktı:

KalemKontrol bende mi?
KiraHayır (sözleşmeye bağlı)
AidatKısmen (yönetim kararları)
ElektrikEvet
Doğalgaz / ısınmaEvet
SuEvet
İnternet + TV paketleriEvet
Küçük tamirat, sarf malzemeEvet

"Kontrol bende" yazan satırların toplamı beni şaşırttı. Kirayı hiç ellemeden dokunabileceğim ciddi bir alan vardı. Aylık bütçe alışkanlığı olan biri bu tabloyu on dakikada çıkarır; yoksa bütçe kurmayı anlatan rehberi bir kez okumak bu işi kolaylaştırıyor.

Gelirime oranını hesapladım

Toplam barınma maliyetimi net gelirime böldüm. Çıkan yüzdeyi görmek, soyut bir rakamdan çok daha uyarıcıydı. Genel kabul, barınmanın gelirin üçte birini aşmaması yönünde; ben bunu katı bir kural gibi almıyorum ama bir termometre gibi kullanıyorum. Oran yükseldikçe tasarruf, acil durum fonu ya da yatırım için ayıracağım pay eriyor. O yüzden her zam döneminde bu yüzdeyi tekrar hesaplıyorum.

Zam tarihini takvime yazdım

Eskiden ev sahibinin mesajıyla zammı öğreniyor, hazırlıksız yakalanıyordum. Şimdi sözleşme yıl dönümünden iki ay önce kendime hatırlatma koyuyorum. O iki ayda yeni tutarı tahmin edip bütçeyi ona göre kuruyorum, farkı da baştan kenara ayırıyorum. Böylece zam geldiğinde ne panik oluyor ne de kredi kartına yükleniyorum. Kartı barınma açığını kapatmak için kullanmak, bildiğim en pahalı çözümlerden biri.

Aynı Evde Kalarak Düşürdüğüm Kalemler

İşin asıl keyifli tarafı burası. Taşınma kararı vermeden, ev sahibiyle hiç muhatap olmadan azalttığım giderleri sıralıyorum.

Isınma ve elektrikte alışkanlık ayarı

Faturalarımın büyük kısmı ısınmadan geliyordu. Yaptığım şeyler basit ve maliyetsizdi: kombiyi tek bir dereceye sabitledim ve odaları ayrı ayrı vanalardan yönettim, kullanmadığım odanın peteğini kıstım. Pencere kenarlarındaki hava sızıntısına ince bir bant çektim; malzeme bir kahve parası tutmadı. Perdeleri akşam kapatmak, gündüz güneşe açmak bile hissedilir bir fark yarattı.

Elektrikte ise iki şeyi değiştirdim: sürekli fişte duran cihazları çoklu prizden tek düğmeyle kesmeye başladım ve ampulleri kademeli olarak LED'e çevirdim. Çamaşır makinesini düşük sıcaklıkta ve dolu yükle çalıştırmak da listede. Bunlar tek başına küçük kalemler, ama on iki ayla çarpınca bir kiranın küçümsenmeyecek bir dilimine denk geliyor.

Aidat ve ortak giderleri sorgulamak

Aidatı uzun süre "ne verirlerse öderim" mantığıyla ödedim. Bir yıl toplantıya gittim ve gider dökümünü istedim. Ortaya çıkanlar arasında kimsenin kullanmadığı bir hizmet, gereğinden sık yapılan bir bakım ve yıllardır aynı firmayla süren bir sözleşme vardı. Kiracı olarak da fikir belirtebiliyorsunuz; hele ki kalabalık bir binada aynı rahatsızlığı duyan başkaları çı