Borçla ilk ciddi tanışmam üniversiteden mezun olduktan sonraki ilk yılımda oldu. Bir kredi kartı, bir ihtiyaç kredisi ve arkadaşıma olan taksitli bir borcum vardı. Hepsi ayrı ayrı küçük görünüyordu ama ay sonunda maaşımdan kalanı sayarken tuhaf bir his oluşuyordu: çalışıyordum, para kazanıyordum, yine de hiçbir şeyim yoktu. O dönemde öğrendiğim en önemli şey şuydu: borç, matematiksel bir problem olduğu kadar davranışsal bir problem. İkisini birlikte çözmezsen aynı yere geri dönüyorsun.
Aşağıda anlatacağım şeyler bana yaramış, denemiş ve hatalarını yapmış birinin notları. Sana da tıpatıp uymayabilir, ama nereden başlayacağını bilmiyorsan iyi bir çıkış noktası olur.
Borcumu azaltmaya çalıştığım ilk aylarda yaptığım en büyük hata, ne kadar borçlu olduğumu tam olarak bilmemekti. "Yaklaşık şu kadar" diye tahmin ediyordum ve o tahmin her zaman gerçekten düşüktü. Kâğıda döktüğüm gün biraz midem bulandı ama o gün aslında işin en zor kısmı bitmişti.
Bir tablo yap ve şu bilgileri gir: alacaklı kim, kalan anapara ne kadar, faiz oranı kaç, aylık asgari ödeme ne kadar, son ödeme günü hangi tarih. Kredi kartının ekstresindeki "asgari ödeme" satırının yanına bir de "toplam borç" satırını yazmayı unutma; ikisi arasındaki fark, işin ciddiyetini görmeni sağlayan şey.
Bu listeyi yaparken aylık bütçenle de yan yana koymanı öneririm. Gelirinin ne kadarının borç servisine gittiğini görmek, hangi kalemlerden kısabileceğine dair fikir veriyor. Bende bu oran ilk hesapta yüzde kırkın üzerindeydi ve bunu görmeden gerçekten harekete geçemedim.
Bütün borçlar aynı ağırlıkta değil. Kredi kartı nakit avansı ve gecikmiş kart borcu, taşıt kredisinden çok daha pahalıdır. Ben listeyi faiz oranına göre büyükten küçüğe sıraladığımda, borcumun küçük bir kısmının aslında ödediğim faizin çoğunu ürettiğini gördüm. Kart borcunda dikkat edilmesi gereken noktaları ayrıca öğrenmek, bu kısımda çok işine yarayacak.
Borç azaltmaya çalışırken yeni borç almaya devam ediyorsan, kürekle kum atarken deliği kapatmamış gibi olursun. Bende işe yarayan yöntem, kredi kartını cüzdandan çıkarıp evde bir çekmeceye koymak ve online alışveriş sitelerine kayıtlı kart bilgilerini silmek oldu. Kartı iptal etmedim çünkü limit ve kredi geçmişi açısından gerek yoktu; sadece ulaşılmaz hale getirdim.
Listeyi çıkardıktan sonra karşıma iki temel yaklaşım çıktı. İkisi de işliyor; fark, hangisinin senin motivasyonunu ayakta tuttuğunda.
| Yöntem | Nasıl işler | Kime uygun |
|---|---|---|
| Kartopu | En küçük borçtan başlarsın, bitince o ödemeyi bir sonrakine eklersin | Hızlı başarı hissine ihtiyaç duyan, motivasyonu çabuk düşen kişiler |
| Çığ | Faizi en yüksek borçtan başlarsın, diğerlerine asgari ödeme yaparsın | Sayılara güvenen, uzun soluklu ilerleyebilen kişiler |
Matematiksel olarak çığ yöntemi daha az faiz ödetir. Ama ben kartopuyla başladım, çünkü ilk üç ayda küçük bir borcu tamamen kapatmanın verdiği "bak, oluyor" duygusu bende tabloda görünmeyen bir yakıt yarattı. İkinci yılda çığa geçtim. Senin için doğru borç ödeme stratejisi, altı ay sonra hâlâ uyguluyor olacağın stratejidir.
Her borcun son ödeme tarihi farklı olduğunda kafan karışıyor ve bir gün mutlaka atlıyorsun. Ben mümkün olan yerlerde ödeme günlerini maaşımın yattığı tarihten sonraki ilk haftaya çektim ve otomatik ödeme talimatı verdim. Bunu yapınca gecikme faizi ve gecikme ücreti kalemi hayatımdan tamamen çıktı. Küçük gibi görünüyor ama bir yılda ciddi bir tutar.
İkramiye, prim, vergi iadesi, sattığın eski telefon... Bu paralar plansız geldiği için plansız gidiyor. Ben bunların en az yüzde yetmişini doğrudan hedef borca yatırma kuralı koydum, kalanını da kendime harcadım. Tamamını borca yatırma iddiasında bulunsam kendimi kandırmış olurdum; bir süre sonra sistem çöker.
İlk denememde tüm birikimimi borca yatırdım ve iki ay sonra bozulan bir beyaz eşya beni tekrar kredi kartına mahkûm etti. Bu yüzden şunu deneyimle söylüyorum: borç ödemeye başlamadan önce bir maaşlık, hiç olmazsa yarım maaşlık bir acil durum fonu ayır. Bu para borç ödemeni yavaşlatır ama seni geri dönüş yapmaktan korur. Tasarruf alışkanlığı ile borç ödeme, birbirinin rakibi değil ortağı.
Birden fazla yüksek faizli borcun varsa, bunları daha düşük faizli tek bir krediye çevirmek mantıklı olabilir. Ama bunu yapmadan önce iki soruyu dürüstçe cevapla: yeni kredinin toplam maliyeti, masrafları dâhil gerçekten daha düşük mü? Ve boşalan kart limitini tekrar kullanmama disiplinim var mı? İkinci soruya "emin değilim" diyorsan, konsolidasyon borcunu azaltmaz, sadece şeklini değiştirir.
Bir de şu var: bir ödemeyi kaçıracağını hissediyorsan, kaçırmadan önce bankayı ara